Publisher
  • Anasayfa
  • Ana Yemekler
    • Pilavlar
    • Sebze Yemekleri
    • Et Yemekleri
      • Et Yemekleri
      • Tavuk
      • Balık
    • Zeytinyağlılar
  • Çorbalar
  • Zeytinyağlılar
  • Tatlılar
    • Şerbetli Tatlı
    • Sütlü Tatlı
    • Kurabiye
    • Turta
    • Yaş Pasta
    • Kek-Muffin
  • Kahvaltı
  • Aperitifler
    • Tatlılar
    • Tuzlular
  • Hamur İşleri
    • Hamur İşi
    • Börek
  • Diğer
    • İçecekler
    • Salatalar
    • Sofralar
    • Soslar
    • Makarnalar
    • Diğer
  • Film-Yemek
  • Tumblr
  • Facebook
  • + Google
  • Püf Noktaları
  • Fotoğraf
    • Gezi
    • Hakkında
  • İletişim
Magnolia Bakery, Ticarileşen Lezzetler ve Puding

Denemeye değer mi adında yeni bir seriye başlayacağımdan bir önceki yazıda bahsetmiştim. Hız kesmeden serinin ilk denemesiyle karşınızdayım. İlk tarif, magnolia pudding videosu önerilerde karşıma çıkana kadar hakkında fikir sahibi olmadığım, şöyle bir bakınca daha önce Master Chef Türkiye'ye katılmış bir pasta şefi olduğunu öğrendiğim Burcu Eminoğlu'nun. Kanalında kendine has rahat bir modda yemek pişirmesini, bazı tarifleri defalarca deneyerek ve bu denemeleri de izleyicileriyle paylaşarak samimi bir üslupla tarif vermesini sevdim. Sonra kanalı keşfetmeme sebep olan Magnolia Pudding (Banana Pudding) tarifini denemeye karar verdim ve olaylar gelişti. 

magnolia puding, magnolia pudding, the magnolia bakery, magnolia tatlısı, muzlu magnolia, banana pudding İstiyorum ki mevzuya önce Banana Pudding'in serüveniyle başlayalım.

Sanırım 2010 yılıydı, Türkiye bir zincir restoran aracılığıyla yeni bir tatlıyla tanıştı ve bu tatlı önce kafelerde sonra da evlerde dalga dalga yayılan bir lezzet oldu. Yapımı kolay, nispeten az masraflı ve buna kıyasla görüntüsü oldukça şık bir tatlıydı. En azından bizde neşvünema buluşu öyleydi. Manolya tatlısından bahsediyorum evet, daha doğrusu magnolia pudding'den. Adını yapıldığı pastane olan The Magnolia Bakery'den alan bu tatlı basitçe bisküvi, muhallebi, krema ve muz kullanılarak yapılıyor ve orijinal adı banana pudding. Peki muzlu pudinge bisküvi karıştırılmış gibi görünen ve Amerika'nın birçok bölgesinde -ve şimdi dünya çapında- bilinen ve sevilen bu tatlı niye bu kadar meşhur? 

the magnolia bakery, banana pudding, carrie bradshaw, sex and the cityMeşhur olmasının üzerinden çok zaman geçtiği için gerçekten lezzetli mi yoksa popülaritesi yüzünden herkes birbirine mecburen lezzetli bir tatlı yiyormuş rolü mü yapıyor bilemiyorum. Tabii benimki işin abartısı, içine vanilya giren bir şeyin çok çok kötü olmadığı sürece lezzetsiz gelmesi mümkün değil. Vanilin kullanıldığında bile böyle bu.
Ama The Magnolia Bakery ve banana pudding'in bu kadar meşhur olmasında ve sevilmesinde popülaritesinin etkisini görmezden gelmek de mümkün değil. Çünkü bir yemek, mekan, isim vs. popüler bir medya aracı ile yan yana geldiğinde artık mesele pazarlamayla alakalı bir şeye dönüşüyor çünkü artık bahsettiğimiz şey bir yemekten veya mekandan ibaret kalmıyor, ürün oluyor dolayısıyla ticarileşiyor. The Magnolia Bakery de bir televizyon dizisi aracılığıyla bu bağlamda bir pastane/fırın olmanın ötesine geçmiş ve marka değeri kazanmış bir işletme.

carrie and miranda at magnolia bakery cupcake scene, sex and the city s3 ep5
Kendi halinde bir pastane olan The Magnolia Bakery için her şey 98-2004 yılları arasında dönemin en çok takip edilen ve konuşulan dizisi olan Sex and the City dizisinin, 9 Temmuz 2000'de yayınlanan  "No Ifs, Ands or Butts" adlı  bölümün başlarında dizinin başrolünün ve en yakın arkadaşının kendilerinden geçmişçesine cupcake yedikleri sahne ile başlar. Pastanenin cadde karşısından görüntüsü ile başlayan sekansta önce pastanenin adı, sonra karakterler ve cupcakeler görünür. Sekans boyunca pastanenin adını bir iki defa daha görürüz. The Magnolia Bakery için tarihi değiştiren an bu andır.

Dizi efsaneleşince karakterlerin evleri, işyerleri, gittikleri mağazalar, pastaneler gibi uğrak yerlerinden oluşan otobüs turları düzenlenmeye başlar, Magnolia da bundan nasibini alır. 1996 yılından o güne dek sakin, kendi halinde bir pastaneyken önce kapısında kuyruklar oluşan bir mekana dönüşür, sonra başarılı bir hamleyle Amerika'nın her yerinde şubeleri olan zincir bir işletmeye. Adıyla birlikte anılan iki lezzet vardır; biri banana pudding diğeri de malumunuz olacağı üzere cupcakeleri. (İşletme daha sonra bu iki ürünün çeşitli versiyonlarını çıkartmış. Bu iki çeşidin yanında elbette farklı ürünler de servis ediliyor. )
Burada akıllara takılan soru şu, Carrie Bradshaw ve Miranda Hobbes o cupcakelerden yemeseydi, bugün Magnolia Bakery'den bu şekilde bahsediyor olur muyduk? Bunun yanında, çoktan markalaşmış ve ünlenmiş bir pastanenin ürünleri gerçekten lezzetli midir yoksa popülarite damağımızı kandırabilir mi? Elbette bu burada izah edilmesi zor ve uzmanlarının tartışacağı bir konu olduğundan anlatması bana düşmez. Ancak ben kendi adıma popülaritenin tat alma duyumuza bazı oyunlar oynadığını düşünmekten kendimi alamıyorum.

Bu uzun girişten sonra konumuza gelecek olursak, baştan şunu söylemeliyim: Muhallebi kıvamındaki yiyecekleri bebekliğimde bile sevmemiş bir insan olarak bu tarifi oldukça iyi ve lezzetli buldum. Annem bu konuda benden de beter olduğundan anneme ve bana banana pudding yedirmeyi başaran bu tarife kesinlikle "denemeye değer" diyorum. Ancak tarifte benim damak tadım için yapılması gereken bazı değişiklikler var, bunların bir kısmını bu denememde yaptım, bir kısmını tattıktan sonra bir sonraki deneme için not aldım. 

Burcu Eminoğlu Magnolia Pudding tarifini verdiği videoda en baştan hiçbir tarifin gerçek magnolia tarifi olamayacağını çünkü gereken malzemelerin büyük bir kısmının ülkemizde temin edilemediğini, bu yüzden kendisinin tat olarak en yakın formülü bulmaya çalıştığını söylemiş. (Bu açıklama beni mutlu etti, dürüst şefler kalp ben.) Çünkü Magnolia Bakery'in tarifinin ana malzemeleri süt, krema, sweetened condensed milk (tatlandırılmış şekerli süt -tarifini daha sonra paylaşacağım-), bisküvi ve vanilyalı puding tozu. Kendileri tarif için bu reçeteyi veriyorlar ancak süt ve krema (aslında kremayı da) dışındakileri burada birebir bulmak mümkün değil. Kullanılan bisküvinin bizde satışı yok, en yakın tat bebe bisküvisi -ki Burcu Hanım da onu kullanmış- ama bence aradaki tat farkı az değil. Condensed milk yeni yeni gurme marketlerde boy göstermeye başlamış olsa da ulaşılması kolay değil ancak evde yapmak mümkün. Bu yüzden şimdi hazırda olmadığı için çekim yapıp paylaşamıyorum ama en kısa zamanda condensed milk ve bisküvi tariflerini paylaşacağım.

Tarife gelecek olursak -nihayet evet-: Burcu Eminoğlu'nun tarifinde 

500 ml (2.5 su bardağı) süt
200 ml krema
3 yemek kaşığı (40 gr) mısır nişastası
1 tam büyük boy yumurta + 1 yumurta sarısı
130 gr (3/4 su bardağı) tozşeker (kendi zevkinize göre 150 gr a kadar arttırılabilir)
2 yemek kaşığı (30 gr) tereyağı
1 paket şekerli vanilin

2 büyük boy ince dilimlenmiş muz
200-250 gr ufalanmış cicibebe var. 

Malzemeler 4-6 kişilik bir tarif için verilmiş. Yaparken önce soğuk süt, krema, şeker nişasta ve yumurtayı sırasıyla tencereye alıp çırpıcı yardımıyla iyice karıştırıyor, ardından tencereyi ocağa alıp orta ateşte karıştırarak kaynatıyor. 
Kaynamaya başladıktan 3-4 dakika sonra tencereyi ocaktan alıp tereyağı ve vanilyayı ekliyor ve karıştırıp kenarda soğumaya bırakıyor. 
Muhallebi soğurken bisküvileri dörde bölüyor (sandığımızdan uzun sürüyor o arada muhallebi kıvama geliyor) ve hazırladığı malzemeleri servis kabına en alta zemini kaplayacak kadar muhallebi, üstüne bisküvi, üstüne çok ince dilimlenmiş muz, üstüne tekrar muhallebi olacak şekilde yerleştiriyor. 
Bu sırayı takip ederek ikinci bir katman oluşturduktan sonra bisküvilerin dibinde kalan kırıntıları iyice ufalayıp en üstteki muhallebi kısmının üzerine dekoratif olarak serpiyor. 
Servis kabının üstünü streç filmle kapladıktan sonra da buzdolabına alıyor. Onun tarifi bu şekilde, linki de hemen paylaşayım mutlaka bakın: https://www.youtube.com/watch?v=ifnarKx4Uyk ) 

Gelelim bana. Ben paylaştığım tarife büyük oranda sadık kaldım. Yaptığım birkaç değişiklik ise şunlar: 
  • İlk olarak mısır nişastası kullanmadığım için buğday nişastası kullandım ancak buğday nişastası mısır nişastasından daha bağlayıcı olduğundan 40 gr. yerine 30 gr. kadar nişasta kullandım. 
  • Süt, krema, yumurta, şeker ve tereyağında değişiklik yapmadım. Yalnız malzemelerin hepsini ekledikten sonra -ocağa almadan önce- bir kez blenderdan geçirdim.
  • Vanilin kullanmadım. (Evde vanilya çubuğu yoktu, özütü alkollü vanilini de sentetik olduğu için kullanmıyorum, mecbur vanilyasız yaptım.) 
  • Bisküviyi gözüme çok geldiği için 200-250 gr. yerine 180 gr. kadar kullandım. Bu haliyle bile çok çok iyi oldu. 
Yapılışa dair:

    magnolia puding, magnolia pudding, the magnolia bakery, magnolia tatlısı, muzlu magnolia, banana pudding
  • Muhallebinin malzemelerini ilk koyduğunuzda çok sıvı bir karışım oluyor, altını da çok açmamak gerektiğinden beklerken acaba bu gerçekten kaynayıp muhallebi olur mu diye düşünüyor insan. OLUYOR. Benim karışımımın kaynama kıvamına gelmesi yaklaşık 8 dakika sürdü, 4 dakika kadar da fokurdattım. Videodaki kıvama ulaştı. Zaten başta normal muhallebilere göre daha sıvı kıvamda oluyor, bekledikçe hafif koyulaşıyor. (Çok koyulaşmışsa dizmeye başlamadan önce bir iki tur blenderdan - veya çorba ayağı- geçirebilirsiniz, dört bıçaklı parçalayıcılar kıvamı sıvılaştırmaya yardımcı olur.)
  • Muhallebi soğurken bir miktar pürüzlenebiliyor, Burcu Hanım da pürüzsüz olması gerektiğine dikkat çekmiş, ben benimki çok pürüzlenmediği halde bir tur çırptım, mikserin yardımıyla muhallebiyi bir miktar havalandırdım, daha iyi oldu.
  • Muzların olgun muz olması önemli ama bence bir tık daha kalın doğranabilir, tadını daha iyi verir diye düşünüyorum.
  • Burcu Eminoğlu'nun tavsiye ettiği bekleme süresi 4-6 saatti, ben "acaba daha erken çıkarsam nasıl olur" diye 2 saat beklemenin ardından bir kaşık alıp denedim. İyiydi ama beklemiş hali kadar değil. Kesinlikle bekletmenizi öneririm, hatta mümkünse bir gece dinlensin dolapta. Muhallebi türü tatlılar dinlendikçe lezzetleniyor.
  • Evde dondurma kaşığınız varsa servis yaparken ondan faydalanmanızı öneririm, görüntü dağınık gibi gelmesin, malzemelerin birbiriyle daha güzel harmanlanmasını sağlıyor, lezzete yardımcı oluyor.
Bir sonraki deneme için aldığım notlar ise şöyle:
  • Tatlının şeker oranı bisküvinin şekeriyle birleşince bana biraz fazla geldi. Gelecek sefer şekeri 100 gr.'a düşürmeyi planlıyorum.
  • Bu haliyle de tadı çok şahane ama bence condensed milk ayrı bir tat veriyor, o yüzden bir de öyle deneyeceğim.
  • Kremayı tarifte sütle beraber tencereye alıp pişirdiği için ben de tarife uydum, normalde krema ayrıca çırpılıp muhallebi piştikten sonra ilave ediliyor ve öyle daha yoğun ve akıcı bir kıvamı oluyor, bu tarifi bir de o şekilde deneyip fikrimi ekleyeceğim inşallah. 
Umarım işe yarar bir değerlendirme olmuştur. Tarif için de Burcu Hanım'a teşekkür edeyim kendi adıma, iyi bir tarif gerçekten. 
Tekrar söyleyecek olursam, denemeye değer mi, değer.

Afiyet olsun. 



Yemek filmleri eskiden beri favorim olmuştur. Geçenlerde bir filmle ilgili bir şeyler bakarken, bu kadar yemek filmi var da dizisi yok mu şöyle yakın zamanlı dedim, bir göz attım ve bu sezon başlayan bir dizi çıktı karşıma. Young&Hungry. Diziyi genel itibariyle beğenmedim ama birkaç bölümüne göz attığımda bu tarife denk geldim. Ertesi gün ikindi vakti acıkınca neden olmasın deyip mutfağa girdim. Şimdi altı üstü makarna esasında diyebilirsiniz, ama zaten makarna dediğin farkını sosuyla belli eder. Ben denedim sevdim, sizin de sevmenizi umuyorum.

Tarifte köfteler biraz daha büyüktü ama ben her zaman kibar olandan yanayım. Ayrıca eklemek yerine de sosun içine dahil ettim, böylesi daha şık oldu.

köfteli-spaghetti

Malzemeler

1 paket spagetti makarna
3 adet orta boy domates
14-15 adet minik köfte
1 adet küçük soğan (bütün olarak koyulup pişince alınacak)
1/4 demet maydanoz(ince doğranmış)
8-10 yaprak taze nane (ince doğranmış)
2-3 adet kuru defne yaprağı
4 çay kaşığı kırmızı toz biber
2 çay kaşığı karabiber
2 çay kaşığı kimyon
2 çay kaşığı kuru nane
2 çay kaşığı zahter

Tarif

1. 1 paket spagettiyi haşlıyoruz, üzerine bir bardak soğuk su döktükten sonra süzüyoruz.
2. Küp küp doğradığımız domatesleri, tuzu ve soymuş olduğumuz bir adet küçük soğanı bütün olarak zeytinyağını kızdırmış olduğumuz tavaya alıyoruz.
3. Domatesler erimeye başlayınca baharatları ve yeşillikleri ekliyoruz.
4. En son köfteleri ekleyip birkaç kez çevirdikten sonra altını kapatıyoruz.
5. Servis için spagettiyi tabağa alıp üzerine sosu ekliyoruz.

Şifa olsun.


2007 yılında en iyi animasyon ödülünü Ratatouille adlı bir animasyon film almıştı. Ev ahalisiyle birlikte oturup keyifle izlemiş, yapılan tüm yemekleri aklımızın bir kenarına yazmış, en çok da filme adını veren Ratatouille (Ratatuy)u sevmiştik. O gün bugündür ben bu yemeği yapmayı kafama koymuştum. Ama işte o kadar hızlı davrandım ki yedi yıl sonra ancak yapabildim!

Dumanı Tüten Bisiklet
Ramazanda annem mutfağı genel olarak bize bıraktığından bu akşam ne yapıyorsunuz diye sorunca şöyle bir düşündüm ve Ratatuy cevabını verdim. Sonrası ne kadar Fransızca, İngilizce, Türkçe Ratatuy tarifi varsa araştırdım. Herkes kafasına göre bir şeyler yapmış, ortada net bir tarif yok. Sonuçta yemeğin orjinalinin basit bir yemek olduğunu ve bu versiyonun film için Thomas Keller tarafından uyarlandığını öğrendim. (Yemeğin geleneksel versiyonunun adı bizim meşhur imambayıldıdan esinlenildiği için "Confit Byaldi"ymiş meğer.) Öyle olunca şefin tarifini denemeye karar verdim. Tabi biraz değişiklik yaptım. Evde sarı kabak olmadığı için dolmalık ve yemeklik olmak üzere iki ayrı kabak kullandım. Biber yiyemediğim için de biberli kısımları çıkarttım. Sonuç ev ahalisi tarafından beğenildi. Hem şık hem hafif oldu.




Dumanı Tüten Bisiklet
Malzemeler

1 adet büyük boy veya 2 adet orta boy patlıcan
2 adet orta boy kabak
3 adet küçük boy+3 adet orta boy domates
1 adet orta boy soğan
2 adet yeşil biber (ben kullanmadım ama tarifte var)
1 adet közlenmiş kırmızı biber
1 diş sarımsak
Kuru kekik, nane, kırmızı biber, karabiber, kimyon
Zeytinyağı

Tarifi

1. İnce ince doğradığımız soğanları zeytinyağında kavurup üzerine küp küp doğranmış domatesleri, (ardından kullanacaksak çekirdekleri ayrılmış kırmızı biber ve yeşil biberi küçük küçük doğrayarak) ekliyoruz.
2. Domatesler erimeye başlayınca tuz ve baharatları ekleyip bir-iki dakika sonra kapatıyor ve yemeği yapacağımız kabın tabanına eşit olarak döküyoruz.
3. Patlıcan, kabak ve 3 küçük boy domatesi ince yuvarlak dilimler halinde kesiyoruz. (Fotoğrafta biraz kalın çıkmış ama oldukça ince olmalı, özellikle patlıcanlar)
4. Kesmiş olduğumuz yuvarlak dilimleri sırasıyla spiral şekilde sosumuzun üzerine diziyoruz.
5. Bir kasede 5 kaşık zeytinyağı, iki çay kaşığı kekik, bir çay kaşığı karabiber ve bir tutam tuzu karıştırıp yemeğimizin üzerinde gezdiriyoruz.
6. Yemeğimizin üzerini folyoyla kapatıp 250 derecelik fırında ilk yirmi dakika folyoyla, sonrasında folyoyu çıkartarak 50-60 dakika (üzeri kızarana dek) pişiriyoruz.

Afiyet şifa olsun.

                                 Bu da Remy'nin Ratatuy'u ile benim Ratatuyum :)

Dumanı Tüten Bisiklet




Önceki Kayıtlar Ana Sayfa


  • RSSSon Yayınlar
  • Google PlusÇevrene Ekle
  • TwitterTakip Et
  • FacebookSayfamız

Mail Kutuna Lezzet Gelsin

Subscribe to Dumanı Tüten Bisiklet by Email

Popular Posts

    Denemeye Değer mi? #1 Magnolia Pudding (Burcu Eminoğlu)
    Mangalda Soslu Tavuk (Antep Usulü)
    Yaz Sıcaklarında Buz Destekli: Kudüs Usulü Humus
    no image
    Son Sahur ve Baharatlı Kabak Kızartması
    Peynir Kızartması
Bumerang - Yazarkafe
Copyright © Her hakkı 1sairbisikletle'ye aittir. Blogger tarafından desteklenmektedir.